Protez Diş Türleri Nelerdir?

Ocak 5, 2026

Diş sağlığı, yalnızca güzel bir gülüşle sınırlı değildir; genel vücut sağlığının ve yaşam kalitesinin temel unsurlarından biridir. Diş kaybı yaşandığında bu durum sadece aynadaki görünümü değil, aynı zamanda sindirim sistemini, konuşma biçimini ve yüz hattının doğal yapısını da doğrudan etkiler. Günümüz diş hekimliği, kaybedilen bu fonksiyonları geri kazandırmak amacıyla protez diş teknolojilerinde önemli ilerlemeler sağlamıştır. Protezler, eksik dişlerin yerini doldurmanın yanı sıra kişinin günlük yaşam konforunu ve kendine olan güvenini yeniden kazanmasına yardımcı olur.

Eksik dişlerin tamamlanması sürecinde farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Hangi yöntemin sizin için en uygun olduğu; çene kemiğinin durumu, eksik diş sayısı, diş eti sağlığı ve kişisel ihtiyaçlara göre belirlenir. Bu rehberde, modern diş hekimliğinde kullanılan protez türlerini, sundukları avantajları ve hangi durumlarda tercih edildiklerini detaylı şekilde ele alacağız.

Sabit Protez Diş Nedir?

Sabit protez diş, hastanın kendi başına çıkaramayacağı, diş hekimi tarafından özel yapıştırıcılar yardımıyla doğal dişlerin veya implantların üzerine sabitlenen protez türüdür. Bu protezler, çiğneme kuvvetini doğrudan altındaki destek yapılara ilettiği için doğal diş hissine en yakın konforu sunarlar. Hastalar genellikle birkaç günlük alışma sürecinden sonra ağızlarında bir yapay yapı olduğunu unuturlar. Sabit protezlerin en büyük farkı, diş etinden destek almak yerine doğrudan diş köküne veya kemik içindeki implanta tutunmasıdır.

Sabit protezlerin uygulanabilmesi için ağızda destek görevi görecek yeterli sayıda ve sağlamlıkta diş bulunmalı ya da eksik dişlerin olduğu bölgeye implant yerleştirilmelidir. Bu yöntem, tek bir diş eksikliğinden, tüm çenenin sabitlenmesine kadar geniş bir yelpazede uygulanabilir. Sabit protezlerin en büyük avantajı, konuşma sırasında kayma yapmaması ve çiğneme sırasında damağa baskı uygulamamasıdır. Bu durum, hastanın beslenme alışkanlıklarını değiştirmeden normal hayatına devam etmesini sağlar.

Sabit Protezlerin Çeşitleri ve Kullanım Alanları

Sabit protezler genellikle iki ana formda karşımıza çıkar: kuronlar ve köprüler. Kuron, yani kaplama işlemi, tek bir dişin üzerinin tamamen kapatılmasıdır. Bu işlem genellikle kanal tedavisi görmüş, kırılmış veya aşırı madde kaybı yaşamış dişleri korumak amacıyla yapılır. Dişin ömrünü uzatmak ve fonksiyonunu sürdürmesini sağlamak için kuron uygulaması modern diş hekimliğinin en temel yapı taşlarından biridir.

Köprü ise, bir veya birden fazla eksik dişin olduğu durumlarda, boşluğun her iki yanındaki dişlerin destek olarak kullanılmasıyla boşluğun doldurulması işlemidir. Geleneksel köprü yönteminde destek dişler bir miktar küçültülür ve hazırlanan protez bu dişlerin üzerine yapıştırılır. Köprüler, eksik diş nedeniyle komşu dişlerin boşluğa devrilmesini ve karşı çenedeki dişlerin uzamasını engellediği için kritik bir koruyucu öneme sahiptir. Sabit protezler, materyal olarak zirkonyum, tam seramik veya metal destekli porselen gibi farklı seçeneklerle üretilebilir.

Hareketli Protez Diş Nedir?

Hareketli protez dişler, adından da anlaşılacağı üzere hasta tarafından istenildiği zaman takılıp çıkarılabilen protezlerdir. Genellikle ağızda hiç diş kalmadığında ya da sabit protez yapılamayacak kadar fazla diş eksikliği olduğunda tercih edilirler. Halk arasında takma diş olarak bilinen bu protezler, diş etleri ve çene kemiğinden destek alarak çalışır. Cerrahi operasyona ihtiyaç duyulmayan vakalarda, en hızlı çözümlerden birini sunarlar.

Hareketli protezler, özellikle cerrahi müdahaleye uygun olmayan kemik yapısına sahip hastalar için önemli bir alternatiftir. Günümüzde kullanılan modern materyaller sayesinde bu protezler artık daha hafif ve ağız dokularıyla daha uyumlu hale gelmiştir. Ancak sabit protezlere kıyasla alışma süreci biraz daha uzun olabilir. Protez, damak ve diş eti dokusu üzerine oturduğu için başlangıçta hafif hassasiyet yaşanması normaldir. Bu dönemde hekimin önerdiği kullanım talimatlarına ve egzersizlere uyulması, protezin ağız içine uyumunu kolaylaştırır.

Hareketli Protezlerin Bakımı ve Kullanım Konforu

Hareketli protezlerin temizliği, ağız sağlığının korunması açısından kritik bir rol oynar. Bu protezlerin her yemekten sonra çıkarılıp temizlenmesi ve gece yatarken ağızdan çıkarılarak özel dezenfektan solüsyonlarda veya temiz bir suyun içinde bekletilmesi önerilir. Bu sayede hem protez altındaki dokuların dinlenmesi sağlanır hem de bakteri ve mantar oluşumunun önüne geçilir. Protez yüzeyinde zamanla oluşabilecek plaklar, ağız kokusuna ve diş eti iltihaplarına yol açabilir.

Hareketli protez kullanan hastaların, protezlerini temizlerken aşındırıcı içeriği yüksek olan diş macunlarından kaçınmaları gerekir. Bunun yerine sabunlu su veya protezler için özel üretilen temizlik fırçaları kullanılmalıdır. Ayrıca, protezin ağıza oturmadığı veya vurma yaptığı durumlarda hastanın kendi başına müdahale etmemesi, mutlaka bir diş hekimine başvurması gerekir. Hekim tarafından yapılacak küçük bir aşındırma veya besleme işlemi, konforu anında geri kazandıracaktır.

Total (Tam) Protez Diş

 Eğer bir hasta, alt veya üst çenesindeki tüm doğal dişlerini kaybetmişse uygulanan yönteme total protez denir. Bu protezler, tamamen yumuşak dokudan ve çene kemiğinden destek alarak ağızda durur. Özellikle tam dişsizlik durumlarında çiğneme fonksiyonunu geri kazandıran bu sistemler, aynı zamanda dudak ve yanak desteği sağlayarak hastanın daha genç bir görünüme sahip olmasına yardımcı olur. Diş kaybı sonrası çöken yüz hatları, doğru tasarlanmış bir tam protez ile restore edilebilir.

Total protezlerin tutuculuğu, vakum etkisi ve doku uyumu ile sağlanır. Üst çenede damak alanı geniş olduğu için tutuculuk genellikle çok yüksektir. Ancak alt çenede dilin hareketli yapısı ve kemik miktarının zamanla azalması nedeniyle hastalar bazen protezin oynamasından şikayet edebilirler. Bu gibi durumlarda modern ölçü teknikleri ve protez yapıştırıcıları büyük kolaylık sağlar. Tam dişsizlik vakalarında kemik yapısı uygunsa, protezin altına yerleştirilecek birkaç implant, protezi tamamen stabil hale getirerek hastaya en yüksek konforu sunar.

Parsiyel (Kısmi) Protez Diş

Ağızda bazı doğal dişlerin bulunduğu ancak bu dişlerin sabit bir köprü yapmaya yetmediği durumlarda parsiyel protezler devreye girer. Bu protezler, eksik olan dişleri tamamlamak için hem mevcut dişlerden hem de dokudan destek alır. Geleneksel parsiyel protezlerde, protezi dişlere sabitlemek için kroşe adı verilen metal kancalar kullanılır. Bu kancalar, çiğneme kuvvetinin dişler arasında dengeli dağılmasını sağlar.

Hassas Tutuculu Protezler (Çıtçıtlı Protezler)

Görsel açıdan kanca görünümünden rahatsız olan hastalar için hassas tutuculu protezler etkili bir alternatiftir. Bu sistemde, destek dişlere yapılan kaplamaların içine veya arka yüzeyine gizlenen özel yuvalar yer alır. Protez, bu yuvalara anahtar–kilit mekanizmasıyla oturarak dışarıdan bakıldığında metal kanca görünümünü ortadan kaldırır. Böylece hareketli protezin maliyet avantajı korunurken, sabit protezlere en yakın doğal görünüm elde edilir. Ayrıca hassas tutuculu sistemler, geleneksel kancalı protezlere kıyasla çok daha güçlü bir tutuculuk sağlar.

İmplant Üstü Protez Diş Nedir?

Günümüz diş hekimliğinin altın standardı olarak kabul edilen implant üstü protezler, çene kemiğine yerleştirilen titanyum vidalar üzerine inşa edilir. Bu yöntem, diş kaybı yaşayan hastalar için en kalıcı ve en fonksiyonel çözümdür. İmplantlar, bir nevi yapay diş kökü görevi görerek protezin kemik ile doğrudan bütünleşmesini sağlar. Bu sayede kemik erimesinin önüne geçilirken, hastanın çiğneme kuvveti doğal diş seviyesine yaklaşır.

İmplant üstü protezlerin uygulanma süreci, implantların kemikle kaynama süresi nedeniyle birkaç ay sürebilir ancak sonuç ömürlük bir konfor sağlar. Bu sistemler, tek bir diş eksikliğinden tüm çene dişsizliklerine kadar her türlü vakada uygulanabilir. Özellikle yandaki sağlıklı dişlere dokunulmaması, bu yöntemi en koruyucu tedavi seçeneklerinden biri yapar.

Sabit İmplant Üstü Protezler

Sabit implant üstü protezler, tek diş eksikliklerinde veya tüm çene dişsizliklerinde implantlara vidalanan ya da yapıştırılan çözümlerdir. Hasta tarafından çıkarılamayan bu protezler, konuşma ve çiğneme açısından maksimum performans verir. All-on-four veya All-on-six gibi modern konseptler sayesinde, tamamen dişsiz ağızlarda bile az sayıda implant ile tam çene sabit diş yapmak mümkündür. Bu protezler, hastanın kendi dişiymiş gibi hissetmesini sağlayarak sosyal özgüveni artırır.

Hareketli İmplant Destekli Protezler

Tam dişsizlikte, protezin ağızda oynamasını engellemek için iki veya dört implanttan destek alan çıtçıtlı sistemlerdir. Hasta protezi temizlemek için çıkarabilir ancak ağzındayken implantlara kilitlendiği için kayma yapmaz. Bu yöntem, özellikle kemik miktarının sabit protez için yeterli olmadığı ancak hastanın hareketli protezin oynamasından şikayet ettiği durumlarda kurtarıcı bir rol oynar. Hem ekonomik hem de son derece stabildir.

Protez Dişlerde Kullanılan Materyaller Nelerdir?

Protez dişlerde kullanılan materyaller; fonksiyonel ihtiyaçlar, dayanıklılık gereksinimleri ve ağız dokularıyla biyolojik uyuma göre belirlenir. Günümüzde en sık kullanılan materyaller arasında zirkonyum, porselen, metal destekli porselen ve akrilik yer alır. Zirkonyum, doku uyumu ve mekanik dayanımıyla öne çıkarken, porselen uzun süreli kullanımda renk stabilitesini koruyan güvenilir bir seçenektir. Metal destekli protezler özellikle arka diş bölgelerinde yüksek çiğneme kuvvetlerine karşı direnç sağlar. Geçici protezlerde tercih edilen akrilik materyaller ise tedavi sürecinde diş etlerini koruyarak fonksiyonel bir geçiş dönemi sunar.

Zirkonyum Protez Diş

Diş hekimliğinde son yılların en çok tercih edilen materyallerinden biri zirkonyumdur. Zirkonyum, beyaz renkli bir metal alaşımıdır ve porselene benzer özellikler gösterir. Klasik metal destekli kaplamaların aksine ışık geçirgenliği yüksektir. Bu özellik, dişlerin mat görünmesini engeller ve doğal diş yapısına yakın bir derinlik sağlar. Zirkonyum kaplamalar, ışığı diş minesi gibi kırarak yansıttığı için yapay bir görüntü oluşturmaz.

Zirkonyum protezler biyouyumludur; yani diş etlerinde koyu renklenmeye yol açmaz ve metal alerjisi olan bireyler için güvenli bir alternatiftir. Ön dişlerde doğal bir görünüm sunarken, arka dişlerde çiğneme sırasında oluşan yüksek baskıya da dayanıklıdır. Diş eti çekilmesi yaşansa bile, zirkonyumun beyaz rengi sayesinde kök bölgesinde gri bir yansıma oluşmaz. Yüksek dayanıklılığı sayesinde uzun yıllar boyunca sorunsuz şekilde kullanılabilir.

Porselen Protez Diş

Porselen protez dişler, diş hekimliğinde uzun yıllardır kullanılan ve güvenilirliği kanıtlanmış materyaller arasında yer alır. Genellikle bir altyapı üzerine fırınlanarak hazırlanırlar. Bu altyapı metal olabileceği gibi güçlendirilmiş tam seramikten de oluşabilir. Porselenin dokuya uyumlu yapısı ve ağız içi sıvılarına karşı gösterdiği yüksek direnç, onu sık tercih edilen bir seçenek haline getirir.

Porselenin en önemli avantajlarından biri renk değiştirmemesi ve aşınmaya karşı dayanıklı olmasıdır. Kahve, çay veya sigara gibi renklendirici etkenlerden kolayca etkilenmez. Düzenli bakım sağlandığında parlaklığını ve pürüzsüz yüzeyini uzun yıllar korur. İhtiyaca göre tam porselen (empresse) veya lamine diş uygulamalarıyla birlikte kullanılarak doğal ve dengeli sonuçlar elde edilebilir.

Metal Destekli Protezler

Ekonomik ve dayanıklı bir çözüm arandığında metal destekli porselen protezler günümüzde de sık tercih edilmektedir. Bu sistemde porselenin altına nikel-krom veya kobalt-krom gibi güçlü metal alaşımlarından oluşan bir iskelet yerleştirilir. Metal altyapı, proteze yüksek direnç kazandırır ve özellikle arka dişlerde oluşan yoğun çiğneme kuvvetlerine karşı güvenli bir kullanım sağlar.

Metal destekli porselenler, arka diş bölgelerinde ve uzun köprü uygulamalarında yaygın olarak kullanılır. Işık geçirgenliği zirkonyuma göre daha sınırlı olsa da, doğru laboratuvar çalışmasıyla doğal ve dengeli sonuçlar elde edilebilir. Diş etiyle uyumu zirkonyuma kıyasla biraz daha düşük olmakla birlikte, maliyet ve dayanıklılık açısından birçok hasta için uygun bir alternatif olmaya devam etmektedir.

Geçici Protez Dişler

Diş tedavileri, özellikle laboratuvar aşaması nedeniyle belirli bir zaman gerektirir. Bu süreçte hastanın dişsiz kalmaması için uygulanan kısa süreli çözümlere geçici protez dişler denir. Bu protezler sayesinde hasta, tedavi süresi boyunca sosyal hayatına kesintisiz devam edebilir ve beslenme konusunda büyük bir zorluk yaşamaz.

Geçici protezler genellikle akrilik malzemeden üretilir. Kalıcı protezler kadar dayanıklı değildir; ancak diş etinin şekillenmesine yardımcı olmak ve hazırlanan dişleri korumak açısından önemli bir rol üstlenirler. Kesilmiş dişlerin dış etkenlere karşı hassasiyet kazanmasını önlerler. Tedavi süreci tamamlandığında bu protezler çıkarılır ve yerlerine uzun süre kullanılacak kalıcı protezler takılır.

Hangi Protez Diş Türü Size Uygun?

Kendi başınıza hangi protezin size uygun olduğuna karar vermeniz, dişlerinizin ve kemiklerinizin durumunu bilmeden mümkün değildir. Diş hekiminiz, radyolojik görüntüleme ve klinik muayene ile şu kriterleri değerlendirir:

Eksik diş sayısı ve dağılımı, tedavinin planlamasında birinci derecede rol oynar. Boşlukların nerede olduğu ve hangi dişlerin dayanak olarak kullanılacağı hekiminiz tarafından analiz edilir. Kemik rezerviniz, özellikle implant planlaması için belirleyicidir.

Eğer kemik yeterli değilse, kemik grefti (tozlama) işlemleri gerekebilir. Diş eti sağlığınız, protezin başarısı için temeldir. Aktif bir diş eti hastalığı varsa önce bu tedavi edilmelidir. Sistematik durumunuz, örneğin kontrolsüz bir diyabet veya kalp hastalığınız varsa tedavi protokolleri buna göre düzenlenir. Bütçe ve zaman faktörleri de hastanın yaşam tarzına göre optimize edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Protez diş tedavisiyle ilgili hastaların en çok merak ettiği konular şunlardır:

Protez dişlere alışmak ne kadar sürer? Sabit protezlerde bu süre birkaç günken, hareketli protezlerde kasların ve dilin yeni duruma uyumu iki ila dört hafta kadar sürebilir.

Protez dişler ağrı yapar mı? Yeni takılan hareketli protezlerde ilk günlerde “vuruk” adı verilen hafif ağrılı noktalar oluşabilir. Bunlar diş hekimi tarafından yapılacak küçük düzeltmelerle anında giderilir.

Protez dişlerin bakımı, uzun ömürlü kullanım için önemlidir. Sabit protezler doğal dişler gibi fırçalanmalı, köprü altları için özel diş ipleri kullanılmalıdır. Hareketli protezler ise her yemekten sonra temizlenmeli ve gece dezenfektan solüsyonda bekletilmelidir.

Diş kayıpları günümüzde farklı tedavi yöntemleriyle başarılı şekilde giderilebilir. Sabit ve hareketli protezler ile implant uygulamaları, eksik dişlerin yerine işlevsel çözümler sunar. Tedavinin zamanında yapılması, çiğneme dengesini korur ve ileride oluşabilecek daha karmaşık sorunların önüne geçer.

 

https://denttera.com.tr/wp-content/uploads/2023/12/logo-3-768x426.png

Denttera Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, 2015’te Ankara’da açıldı ve uzman diş hekimleri tarafından diş hekimliğinin tüm branşlarında hizmet sunmaktadır.

Copyright © 2023 Denttera. Tüm Hakları Saklıdır.

bt_bb_section_top_section_coverage_image